Herkesin sınanma anı da sınandığı yanı da farklıdır

“İnsanı tanımak için onunla yol gitmek gerekir” denir, doğrudur da; lakin bu sözde bahsi edilen yol, sadece bir metafordur; “yol” derken kastedilen, kişiyi sınamaktır.

Peki, kişi nasıl sınanır? İdeolojinin ve çıkarlar dünyasının dehlizleri tam da bu noktada başlıyor.

Herkesi aynı yerden sınamak mümkün değil, herkesin sınandığı yeri, kendisini üzerinden var ettiği yanıdır. Mesela “Türk’üm ama Türkçü, milliyetçi değilim, solcuyum” diyen biri, kendinden bile gizlediği o yerini, vatandaşı olduğu devlet savaş girdiğinde, ülkenin Milli Takımı şampiyonu olduğu zaman ele verir. Bu kişinin ırkçılık ve Türklükle sınavı o vakit mümkündür.

“Herkesin sınanma anı da sınandığı yanı da farklıdır” yazısını okumaya devam edin

Şahmeran’daki Kuyu Metaforunun Öğrettiği

Şahmeran hikâyesi ve bu hikâyedeki ilk kırılma olan kuyu, çoğumuzun aklındadır. Arkadaşları tarafından ortak tarihlerinin mezarı olarak seçilen, Camsap’ın bir başına kaldığı kuyudan söz ediyorum.

Hatırlayalım: Arkadaşlarıyla ormandan ağaç keserek geçimini sağlayan Camsap, günün birinde bir kuyuya düşer, bakar ki bu bir bal kuyusudur. Camsap ve arkadaşları o günden sonra bal satarak geçimleri sağlamaya, zengin olmaya başlarlar.

Her seferinde kuyuya Camsap iner, tenekeleri bal doldurur, arkadaşları da tenekeleri yukarı çekerler.

Camsap, son kez kuyuya iner ve artık balın bittiği görür, son tenekeyi de doldurur, arkadaşları son teneke balı da yukarı çektikten sonda Camsap’ı kuyunun dibinde bırakarak onu terk ederler.

“Şahmeran’daki Kuyu Metaforunun Öğrettiği” yazısını okumaya devam edin

Edebiyat Üzerine Notlar

Ne zaman edebiyattan söz edilse, onun nasıl büyük bir “zenginlik olduğundan, onsuz bir dünyanın yavanlığından, sosyal ve entelektüel değişimin mümkün olmadığından” söz edilir.

Bunun yanlış bir yaklaşımdır; daha doğrusu ideolojik karakterini göz ardı ederek edebiyatın kendisini konuşmanın yanlış olduğunu düşünüyorum.

Edebiyat, bir disiplin olarak olmasa da zaten yaşamın içinde mevcuttur, edebiyatçının yaptığı ise onu bir disiplin halinde anlamak, biçimlendirmek ve hayata dâhil etmektir. Zaten sorun da bu aşamadan sonra başlıyor; zira edebiyat, onu yapan kim ise ya da onu yapan için ne anlama geliyorsa onu ifade etmeye başlıyor.

“Edebiyat Üzerine Notlar” yazısını okumaya devam edin

Estetize Edilmiş (Kürt) Ulus Düşmanlığı: “Demokratik Modernite”

Demokratik Modernite, yalnızca kapitalist modernitenin değil, üstü örtülü olarak sosyalizmin de alternatifi bir toplum modeli olarak sunulmaktadır.

Tarih bilincinden, özneden yoksun, kendi içinde tutarsız olan bu önermenin asıl maksadı; (Kürt) ulus devlet fikrinin lanetlemek; Kürtleri bunun karşısına savaş gücü olarak dikmektir.

“Estetize Edilmiş (Kürt) Ulus Düşmanlığı: “Demokratik Modernite”” yazısını okumaya devam edin