“Bu dünyadan Nâzım geçti. Bu güzel adam komünistti. Sevinmeliyiz, kıvanmalıyız, yücelmeliyiz ki böyle bir ağabeyimiz oldu. O ne büyük şair! O ne paylaşmacı bir kişilik! O ne cömert bir yürek! O ne cesaret, çalışkanlık, umut ve iyimserlik! O nasıl bir insan! Nâzım, kendi deyişiyle “sol memenin altındaki cevahir”le, yani yüreğiyle ve 20. yüzyılın gördüğü en büyük dehalardan birini yaratan aklıyla bir devdi. Birbirinden ayrılamayacak olan şairliği, komünistliği, insanlığı ve üreticiliği idi Nâzım’ı tarihe bırakan. Biz de onun yasını tutmayalım, onu, layık olduğu biçimde coşkuyla analım. İyi ki oldun, Nâzım!”
Kategori: Gündem
Binecek Gemisi Olmayanlar: Mülteciler
Birçok kez, yoksullarla zenginlerin, sömürge uluslarla sömürgeci ulusların, hayatın birçok alanında kadınlar ile erkeklerin, heterolar ile LGBT bireylerin aynı gemide olmadıklarını ifade etmiştik.
Burada ise binecek hiçbir gemisi olmayanlardan, mültecilerden söz etmek istiyoruz.
“Binecek Gemisi Olmayanlar: Mülteciler” yazısını okumaya devam edin
2022 Newrozunun Öğrettiği
Öcalan’ın İmralı’da Türk devleti adına Kürtlerle pazarlık yaptığı yıllarda gerek HDP gerekse de Kandil tarafından ifade edilen şuydu: “Biz, devletin pazarlık yapabileceği, konuşabileceği en son kuşağız, bizden sonra gelecek kuşak ile pazarlık da yapılamayacak.
Kürdistan kentlerinde yapılan 2022 Newroz gösterilerinde ortaya çıkan tablo, bu öngörünün doğruluğunu ispat etmiş gözüküyor.
İşgale Karşı Çıkmakla Ülkeyi Savunmak Aynı Şey Değil!
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, en başından koşulsuz reddedilmesi gereken bir husustur, karşı çıkılmalıdır. Lakin buradan hareketle Rusya karşında Ukrayna devletinin kazanmasını istemek, bunun için çaba harcamak, sosyalistler tarafından savunulamaz.
İki kapitalist devletin ve bunlarla çıkar ortaklığı olan kapitalist devletlerin çıkar savaşında taraf olunamaz. Bu tür durumlarda taraf olmak, siyaseten bertaraf olmaktır.
“İşgale Karşı Çıkmakla Ülkeyi Savunmak Aynı Şey Değil!” yazısını okumaya devam edin
YA SÜREKLİ DEVRİM YA KARŞI DEVRİM!
Doğada olduğu gibi toplum ya da insan yaşamında da kural, sürekliliktir. Hiçbir şey sabitlenemez, hiçbir şey aynı kalmaz. Ya sürekli kendini yeniler, aşar ya da yerini karşı devrime bırakır. Burada karşı devrimden kastım, yıkımdır. Buradan hareketle Rusya ve Çin üzerine söz almak istiyorum. Her iki ülke de gerek nüfus yoğunlukları gerek kontrol ettikleri coğrafyanın büyüklüğü gerekse de doğal zenginlikleri bakımından dünyanın gidişatını değiştirebilecek potansiyele sahiptirler. Bu hep böyleydi, şimdi daha fazla böyledir.
“YA SÜREKLİ DEVRİM YA KARŞI DEVRİM!” yazısını okumaya devam edin




